Kara Delik Dedikleri Heyula

Namı Diğer Black Hole ,

Kara Delik Dedikleri Heyula

Yazı başlığı olarak heyula kelimesini bilerek seçtim,

Burada anlatmak istediğim bir çok konunun bu kelimede gizlenfiğini fark ettim.

HEYULA ne demekmiş …

 

Heyula anlamı =  Felsefede bütün cisimlerin ilk maddesi olarak varsayılan madde, toz, hammadde …

  •  Zihinde tasarlanan korkunç hayal.
  •  Gösteriş ve iriliği olduğu halde hiçbir te’siri ve değeri olmayan şey.
  •  Eski felsefede: Eşyanın aslı ve gerçek olan kısmı. Madde.
  •  İnce madde.
  •  Korkutucu hayâl, felsefede eşyanın aslı kabul edilen şey.
  •  Eski felsefecilere göre, cisimlerin aslı kabûl edilen madde.
  •  Ana madde. (Arapça)
  •  Zihinde tasarlanmış varlık. (Arapça)
  •  Eski filozoflara  göre eşyânın aslı.

 

 

Neden bunları yazdığımla ilgili kısa bir kaç satır  yazmadan konuya girmesem iyi olacağını düşünüyorum. Yanlış veya doğru her fikrin önemli olduğunu düşünüyorum. İnsanlık var olmasını ve bu günlere gelmesini üretilen fikirlere ve bu fikirlerin birleşmesine borçlu.   Bu yazdıklarım yanlış olsa dahi bu yanlışı bir başkasının yazmasını düşünmesini  engelleyerek bir doğru üretiyorum.   Bu anlamda fikirler bu gün ve gelecek için çok önemli değerlerdir.  Üretilen her fikrin yazılması ve  yayınlanması gerekmektedir.

 

 

Şayet bu yazılanı buraya kadar okumuş iseniz KARA DELİKLER ile ilgili bir şeyleri merak ediyorsunuz veya az çok konu hakkında bilgi sahibi olduğunuz kanısı ile  uzun uzun bir kara delik nedir yazısı yazmayacağım.  Sadece aşağıdaki konu başlıklarının altında kısaca değineceğim.

 

KARA DELİKLER NASIL OLUŞUR :  En basit anlamda ömrünün sonuna doğru yaklaşan yıldızlarda bir süre sonra merkezdeki nükleer tepkimeler kütle çekim kuvvetini dengeleyemez hale gelir, bu nedenle yıldızın tüm kütlesi merkeze doğru çekilmeye başlar. Bir süre sonra tüm kütle bir noktaya toplanmış olur ve yoğunluk inanılmaz arttığından bu kütlenin çevresinde olan her şey, ışık bile, bu yeni oluşan yapının içerisine doğru çekilir.

 

 

KARA DELİKLERİN BİÇİMİ NEDİR : İşte muamma olan konulardan biriside bu, kara delikler  küre midir ?    şayet küre ise  bir sabun köpüğü gibi etrafındaki her şeyi yutuyordur , o zaman şu soruyu sormak gerekiyor  yuttukları ne tarafa nereye gidiyor  sorusu?  Küre şekli başka evrenlere açılan kapı  hipotezi yok ediyor. Peki bu delikler bir huni mi ?   bir tarafından aldıklarını bir başka tarafa püskürten  bir çeşit uzay hortumlarımı ?

 

KARA DELİKLER  NEYİ YUTUYOR : Her şeyi diye düşündünüz değil mi  doğruda düşündünüz ama bu her şey  nedir  her şeyin teorisi olan  sicimler desem…

 

YUTTUKLARI NERE GİDİYOR : Yuttuğu her şey ( sicimler )  evrenin başka bir tarafında atılıyor .   Kara delikler  birer öğütücü den öte evrendeki kanunların  hatasız yürümesi için olmazsa olmaz  birer dengeleyici.     Evrende oluşmuş olan  bu kara delikler olmasa idi  neler olurdu:  Patlamalar içe doğru değilde dışa doğru gerçekleşmiş olsa idi  tüm evrenin dengesini bozan bir sicimler arası  dalga oluşturur  ve tüm evrendeki kütle çekim yasalarını bozabilirdi.

 

GELELİM BENİM   SAÇMA YORUMUMA    : Gece gündüz yürürken koşarken  aklıma gelen bu saçma fikirleri yazma ihtiyacımı bastırmaya çalışıyorum ve bu nedenle yazıyorum lütfen kızmayın 🙂 …    Kara Delikler  bir birlerine kusursuzca bağlı olan sicimler arasında  muazzam bir güç ile içine çekilerek patlayan süper novalar ile  oluşmuş  sicim boşlukları dır.  Karanlık madde olarak aranan bu görünmeyen güç de sicimlerdir..    Sicimler her şeyin aslı çözülemeyen madde  , maddenin başlangıcı, evrenin içi ve kabuğu..  Düşüncelerimiz , ürettiğimiz her türlü görünür veya görünmez veri ,  her şey var bu evrende hiç bir şey kaybolmuyor sadece dönüşüyor, maddenin hallerine dönüşüyor.  Kara delik tarafından çekilen her şey evrenin başka bir yerinde yeniden gezegenler galaksiler ve yaşamlar oluşturuyor..    Yok olan bir şey yok sadece evrenin içinde bir yerden bir yere atılıyor.  Belki bu işlem evrenin tüm dengelerini koruyor, Belki bu patlamalar dışa doğru olsa bu gezegenler ve galaksiler bu ahenk içinde dönebilir miydi ?  Bu da başka bir soru..

 

ÇARESİZLİK ;

O kadar çaresiz ve hiçiz ki.  Her şeyi yapabileceğimiz ve her şeyi bildiğimiz  inancımızı bu cevap veremediğimiz sorular ile törpülememizin zamanı gelmedimi. Milyonlarca cevapsız sorulara başka boyutlardan bakma ihtiyacımızı tekrar tekrar önümüze koymamız gerekliliği ile egolarımızı hiç olma bilinci  ile neden ezemiyoruz ?

Neden hala öğretilen matematiğin çerçeveleri dışında 2 x 2 = 5 demiyoruz ?  Neden düşüncelerimizde sıfır  ve bir bir ötesinde ara değerler aramıyoruz ?  Açık ve kapalı , siyah ve beyaz, var ve yok  ötesinde  belki , gri,  olabilirin matematiksel karşılığını neden aramıyoruz ?

O halde ey zavallı yaratılmış ben  Soruyorum ?

Karanlık zihninde / zihinlerimiz de düşünsel bakış açımız değişmediği sürece  nasıl buluruz kara deliklerdeki aydınlığı ?

 

Zihnimizin duvarlarını nasıl yıkarız?   Duvarlarımız ne kadar yüksek ve biçimleri nedir ?  Yüksek öz güven mi ? Kaf dağının doruklarını görmemizi engelleyen burun uçlarımız mı ?    Yada  sonsuza kadar sahip olabileceğimizi düşündüğümüz  nesneler mi ?

Hayallerimizi düşüncelerimizi özgür bırakmalıyız, bu özgürlük ise hiç’ lik bilincinde saklı..

 

SONUÇ ;

Aslında bu evrende her şey bir HEYULA,   bilinmezliklerle dolu bir yaşantının içindeyiz düşündüğümüz her şey var ediliyor sadece bu düşünceleri  bir yerinden yakalayıp atom seviyesinde  çekebilmeliyiz.   Kara Delikler belki asla açıklanamayacak ancak  açıklamak için yapılacak her yorum, her yazı, her ses   bu  amaca  tırmanan birer basamak olacaktır.

 

Bu bağlamda evren zamanda saniyenin bilmem kaçta kaçı ömrümüzde bu yaşama hizmet eden bir nefes bir ses de sen versen ….

 

HEY HEYULA  ….. Bilinmezlerin bilinmezi , maddenin başlangıcı , eşyanın aslı , işte bu hipotez benden sana yaklaşan küçük bir adım , ancak karanlığın için büyük bir fikri ışıma..