İKİ BİN ELLİ

Fütürist Prof. David Passig,

İKİ BİN ELLİ

Teknolojik, sosyal ve eğitime dair eğilimlerin tahmini konusunda uzman fütürist Prof. David Passig, 2010 çıkışlı ‘İki Bin Elli’ kitabında Türkiye’yi 21. yüzyılın süper gücü ilan etmişti.

 

2011 yılında okumuş ve baya fütürist bulmuş daha sonrasında bir kenara fırlatıp attığım bu kitabı kitaplığın en kenarın da boynu bükük diğerlerinden daha yan yatmış görünce duygulandım ve düzeltmek için elime aldığımda okumaktan vazgeçerek bıraktığım ayraç geldi açtım ve hiç aralıksız sonuna kadar gittim.

 

David hocanın  2010 yılında yazdığı bu kitaptaki öngörülerinin % 80 oranında gerçekleştirdiği şaşkınlığı içinde alkışlıyorum.

 

Okuma sonrası   içimi büyük bir korku kapladı , okumasam dahamı iyiydi bilemedim  ;  2020 senaryolarının gerçekleşme ihtimali yüzde kaç ?    Bu adamlar Akdeniz’ e bu kadar gemiyi neden getirdiler ? Güney Kıbrıs Rum tarafından İngiltere nin 138 uçağı neden şimdi geldi ?   Fransızlar neden burada üst kuruyorlar..

 

2014 yılında kitabı hakkında yapılan röportajdaki sorulan sorulara verdiği cevaplar.. .

 

Bizi 2020’de “üçüncü dünya savaşı” mı bekliyor?

Mesele de bu… Başka bir kitabımda, ayrı bir metodolojiye dayanarak 3 bin yıllık tarihte “Yükseliş çağlarının bir döngüsü var mı” diye baktım. Gördüğüm şuydu: Bu mükemmel dönemler, büyük savaşların ardından ortaya çıkıyor. Yani tekrar eden bir düzen var. Bu döngüler 80 yıllık.

 

 Nasıl yani?

Muazzam savaşların ardından insanlar o yıkımı tekrar yaşamamak için yeni sistemler kurdular. Çoğu defa, 60 yıl boyunca bu yeni düzen sorunsuz işledi. Ama olumsuz bir yanı bulunmayan hiçbir sistem yok. Dolayısıyla, o 60 yıldan sonra, o düzenin olumsuz yönleri iyice ortaya çıkıyor. Ve ardından yeni anlaşmazlıklar başlıyor. Başta, “kazalar” oluyor. Ama aslında bir doruğa tırmanış var. Bazı bölgesel, küçük çatışmaların iyice kızışması 20 yıl alıyor. İşte burada yine tamamen aynı şeyi görüyoruz. 2. Dünya Savaşı’ndan ileriye 60 yıl saydığınızda 21. yüzyılın başlarına geliyorsunuz. İleriye bir 15-20 yıl daha saydığınızda da 2020’lere geliyorsunuz. Bu, pek çok ülkenin dahil olduğu bir ihtilafın doruk noktası. Ve bu çatışmanın ardından pek çok kurumla, yeni, uluslararası bir düzen kurmak zorunda kalacağız.

 

Ama tehdit daha büyük değil mi?

Nükleer silahlar, feci yıkıcı bombalar, silah teknolojileri var. İşte, tek fark elimizdeki araçlarda oluyor. Bu araçlar korkutucular evet. Ama her nesil, bir öncekinden kat ve kat ölümcül araçlar geliştiriyor. Yarattıkları tahribat tartışılmaz. Ama bu da son olmayacak.